EyeFly 3D ile 5. Nesil iPhone ve iPod’larınıza 3D Özelliği Kazandırın!!

  • 20130404-142316.jpg

    Şu anda sadece 5. Nesil iPhone ve iPod’lar ile uyumlu çalışan EyeFly 3D, akıllı telefon sektörüne yeni bir pencere açıyor. Açıkcası Leap Motion ürünü ile kavuştuğumuz yüksek hassasiyetli hareket sensörü teknolojisinden bu yana karşılaştığım basit ama en dikkat çekici teknoloji bu.

    20130404-142518.jpg

    20130404-143730.jpg

    Nano teknoloji mucizesi olan bu ürün bildiğiniz 0.1 mm inceliğinde ekran filmi(inşallah hava kabarcığı bırakmıyordur :P). Ancak bu ekran filmi tam bir teknoloji ürünü. Bünyesinde 500.000 adet minyatüre edilmiş lens içeriyor. Bu Nano lensler sağ ve sol gözlerinize farklı görüntüler göndererek görüntüyü çıplak gözleriniz ile görüntüyü 3 boyutlu olarak görmenizi sağlıyor. Yani gözlerinize ihtiyacı olan bir teknoloji olup bu teknolojiye de son noktayı insanın gözleri koyuyor.

    20130404-142815.jpg

    Ayrıca gözlüksüz 3D içeriklere ulaşabilmeniz için de “EyeFly3D Vid” ve “EyeFly3D Img” olmak üzere iki adet uygulama sunuyor. Sanırım bunların içeriği şimdilik LG 3D Smart Tv’lerde yer alan online videolar gibi olacaktır. Ayrıca 3D boyut içeriğe Youtube üzerinden ulaşabileceğiniz gibi herhangi bir 3D kamera ile kayıt ettiğiniz videoları da çıplak gözle izleyebileceksiniz.

    20130404-143019.jpg

    Anladığım kadarı ile kullanılacak olan ekran filmi hassas bir ürün olmayacak. Çünkü bu ekran filmi, diğer ekran koruyucularının koruyucu özelliğini de yerine getireceği dile getiriliyor. Yani burdan anlaşılacağı üzere ekran filminde meydana gelen çizilmeler görüntü dönüşümünü olumsuz etkilemeyecek yada çizilmelere karşı oldukça dayanıklı bir yapıya sahip olacak.

    20130404-143130.jpg

    Bana ilginç gelen nokta; bu teknolojinin mucitlerinin iPhone 5 ve 5. Nesil iPod Touch cihazları dışında kalan cihazların ekranları üzerinde hala çalıştıklarını söylemesi. Bunun nedeni acaba 5. nesil cihazların ekranları 4. Nesillere veya diğer marka cihazlara göre farkı ne olabilir ? Bence bu hem ekran boyutları ile hemde zahmeti ile alakalı bir durum. Şu anda piyasa en/boy oranı olarak en sıradışı vede ergonomik olan iPhone 5 ve dolayısı ile iPod Touch. Tabi bende teknolojik bir ürün piyasaya süreceğimde ilk hedefim son nesil Apple cihazları olurdu. Neyse bu yazının devamı hem çok uzar hemde bazı kesimler tarafından “Fanatiklik” olarak nitelendiriyor. O yüzden konumuza geri dönelim 😀

    20130404-143254.jpg

    Ayrıca bu ekran filmi hem yan hem dik tuttuğunuzda 3D görüntüyü destekliyor. Her ne kadar başta bu durum aklımdan geçmese de bu ayrıntıyı görünce iyi dedim içimden 🙂

    20130404-150617.jpg

    Bu ekran filminin kesinlikle normal 2D görüntüyü olumsuz etkilemeyeceği de özellikle vurgulanıyor. Ayrıca gözü yorar mı, ağrıtır mı onu artık kullanıcı yorumları ile göreceğiz. Mevcut gözlüklü 3D TV’lerin gözü yorduğu ve belli bir alışma süreci istediği de bir gerçek.

    Bu ürünün yavaş yavaş ürün destek çeşitliliği artacak ve sıra tabletlere gelecektir. 3D olayı 42″ Tv’ler de bile çok keyif vermezken bana cep telefonunda ne derecede keyif verir bilemiyorum. Ön sipariş konusunda çok tereddütlüyüm. Keşke iOS menüsünü de 3D’ye çevirmenin bir yolu olsa(LG Optimus 3D gibi).

    20130404-143426.jpg

    Yurt dışında Mayıs ayında piyasaya 35 USD’den sürülecek olan EyeFly 3D için BURADAN ön sipariş verebilirsiniz. Ve en aşağıda yer alan videosunu izlemeyi unutmayın 😉

    20130404-143852.jpg

    20130404-143913.jpg

    20130404-143930.jpg

    20130404-143939.jpg

    20130404-143949.jpg

    20130404-144000.jpg

    20130404-144009.jpg

  • Casio G-SHOCK GB-6900 Saat Akıllı Mı Acaba?

    20130328-194744.jpg

    Yaklaşık 3 ay önce Apple’ın akıllı saat(i watch) çıkaracağı dedikoduları sırasında bu saate kısaca bu yazımda değinmiştim. Casio’nun akıllı sayılabilecek olan bu saati Bluetooth 4.0 bağlantı birimini kullanıyor. Elimde Bluetooth 3.0 olan cihaz olmadığından deneyemedim ama açıklamalardan anladığım kadarıyla sadece Bluetooth 4.0 destekleyen akıllı telefonlarda çalışıyor. Bu durumda iOS telefonlarından sadece iPhone 5 ve 4S bu saati destekliyor. Bluetooth 4.0’ın eski sürümlerine göre enerji tüketiminin oldukça düşük olması bu saate 2 yıl pil ömrü biçiyor. Bu pil süresini şu anda piyasada bulunan birçok akıllı saatte görmenin imkansız olduğunu ve iPhone ile uyumsuz olduğunu düşünürsek bu yönden oldukça dikkat çekiyor.

    Ürünün G-Shock saatlerinden de alışık olduğumuz gibi siyah haricinde mavi, beyaz, kahverengi gibi spor renkleri de mevcut. Ben ürünü canlı olarak göremediğimden herhangi sürpriz ile karşılaşmamak için standart olsun deyip parlak siyah renk olan 1DR modelini tercih ettim.

    20130328-195358.jpg
    Casio G-Shock GB-6900’ın diğer modellerinden ebat olarak farklı yönü yok gibi. Biraz iricene bir kasası var. Bu durum da zaten Casio’nun G-SHOCK modellerinin şok emici özelliğinden ileri geliyor. Eğer iri tip saatlerden hoşlanmayan arkadaşlarımız varsa biraz daha ince hatlara sahip olan GB-5600 modellerini tercih edebilirler. Ancak bu modeller her ne kadar bayan saatine pek benzemesede bayanlar düşünülmüş olabilir. Sonuçta mevzu bahis dijital saat ve Casio ise o pahalı dizayn işçilik harikası görüntüyü aramamak ve işlevine bakmak lazım.

    20130328-195752.jpg
    Saatin telefonunuzla olan bağlantısını yönetebilmek için kullandığınız telefonunuzun işletim sistemine ait olan uygulama dükkanından kendi G-SHOCK uygulamasını indirmeniz gerekiyor.

    20130328-195921.jpg
    Saati telefon ile eşleme aşamasında, ana saat ekranındayken parmağınızı sağ üst düğmeye basılı tutuyorsunuz ve böylece Bluetooth aktif hale gelerek cihazlar tarafından bulunabilir hale geliyor. Ancak saati, cihazınızın uygulama mağazasından indireceğiniz G-SHOCK uygulaması ile aratıp eşlemeniz gerekiyor. İlk eşlemede saatin ekranında beliren şifreyi bir kereye mahsus telefondan girmeniz gerekiyor.

    20130328-200248.jpg

    Eşleme son derece basit ancak;

    “” Cihazdan aratma işlemi başladıktan sonra cihazı bulması uzun sürmese de bağlanma süreci uzun sürdü. Ayrıca telefonun kapsama alanından çıkıp tekrar yanına geldiğinizde tekrar bağlanması uzun sürüyor veya bağlanmıyor. Bu durumda cihazı kapatıp açtıktan sonra G-SHOCK uygulamasından aratarak tekrar bağlantı kurulması gerekebiliyor. “”

    Uygulama kurulum ve bağlantı için aşağıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

    Kısaca bu saatin akıllı özelliklerine değinecek olursak;
    – Gelen çağrı bildirimi
    – Mail bildirimi
    – Facebook ve Twitter bildirimi
    – Telefon bulucu
    – Bağlantı(2 cihaz arası) kayıp bildirimi
    – Telefon ile senkronize yerel saat değişimi.

    20130328-202250.jpg
    Telefonu iş yerinde kullanıyor vede sürekli gelen çağrı ve bildirim seslerinden dolayı benim gibi çevrenize rahatsızlık vermekten çekiniyorsanız bildirim özelliği gerçekten çok işinize yarayacak. Gelen çağrı, mail, Facebook ve Twitter bildirimleri hem titreşim hemde sesli olarak anında saatinize yansıyor. Bu konuda herhangi bir gecikme görmedim. Ancak SMS bildirimini maalesef iOS işletim sistemli cihazlarda göstermiyor. Bu durum Android işletim sistemi içinde geçerli mi bilmiyorum.

    Yine gelen çağrı bildirimleri iOS platformu için saatinizin ekranında “incoming call” olarak gözüküyor. Ancak Android platformunu kullanan cihazlar ile eşleştrildiğinde arayan kişi bilgiside görünüyor. Görüldüğü üzere iOS’un biraz kapalı kutu bir işletim sistemi olması bu konuda da bizi üzdü.
    <

    20130328-202713.jpg
    Facebook Ve Twitter Bildirimleri maalesef iOS 5.1.1 ve öncesini desteklemiyor. Ama zaten hala bu versiyonda kalmak için hala direnen 4S kullanıcısı parmakla sayılır düzeydedir.

    iOS cihazların desteklediği özellikler aşağıdaki tabloda verilmiştir;

    20130328-202109.jpg
    Telefon bulucu özelliği çok iyi olmuş. Telefonunuz ev içinde veya arazide kaybolduysa saatinizin sağ alt kısmındaki düğmesine basılı tutarak telefonunuzda kendi atadığınız melodi veya mp3’ü çalmasını sağlayabilirsiniz. Telefonunuz titreşim modunda bile olsa, alarm mantığı ile sesli uyarı vermesi çok iyi olmuş. Çünkü telefonunuz titreşim modunda iken çaldırarak titreşim sesi ile yerini tesbit etmeniz biraz zor oluyor.

    20130329-094355.jpg
    Telefonunuzu koyduğunuz yerden uzaklaştığınızda Bluetooth sinyal seviyesi düşmesine bağlı olarak saat size sesli ve titreşimli uyarı veriyor. Bu özellik saati ilk aldığım gün işime yaradı desem yeridir. Çalıştığım fabrikada masamdan kalkıp yemeğe giderken saatimin titrediğini hissettim. Bildirimdir diye düşünürken ekranda bir adam ve telefon simgesi gördüm ve o an kafamda şimşekler çaktı 🙂 ve geri çıkarak telefonumu yanıma aldım. Tabi budurum evin bir ucundan diğer ucuna giderkende geçerli. Bu nedenle yeri geldiğinde son derece elzem olabilir.

    Bu saati aldığımda saat ayarı yapmadan ilk işim telefon ile eşlemek oldu. Telefonumdaki yerel saate göre GB-6900 kendi saatini otomatik olarak ayarladı. Bu demek oluyorki; çok seyahat eden bir kişiyseniz, nereye giderseniz gidin saatiniz telefonunuzdaki yerel saate göre kendini güncelleyecektir.

    Saatinizi kolunuzdan çıkartıp bir kenara koyduğunuzda uzun süre hareketsiz kaldığından dolayı pil tasarruf moduna geçerek ve bluetooh bağlantısını otomatik olarak kesecektir. Tekrar saati hareket ettirmeniz halinde saatte yer alan ivme sensörü bunu algılayıp tekrar Bluetooth aktif hale geçecektir. Tabi ben saati kolumdan hiç çıkarmadığımı düşünürsek bu durum beni pek ilgilendirmiyor. Bazen bağlantıyı otomatik kestiğinde tekrar bağlanması uzun sürüyor. İsterseniz güç tasarrufu saat ayarlarınızdan kapatabilirsiniz

    20130329-094620.jpg
    Casio G-Shock GB-6900’ın bazı özelliklerinin iOS platformunda tam anlamıyla çalışmayışı hayal kırıklığı olsada bu eklenmeyeceği anlamına gelmiyor. Zaten Facebook vede Twitter bildirim özelliği sonradan eklenmiş bir özellik. Gerçi Apple’ın akıllı saat üzerinde çalıştığı konusundaki ciddi söylentileri düşünürsek Apple bu tarz girişimlere pek sıcak bakmayacaktır.

    20130329-094923.jpg

    Bu ürün uzun süredir satışta ancak Türkiye’deki stokları yok denecek kadar azdı. Belkide Casio, Apple’ın bu akıllı saat atılımından gaz almış olup bu ürünün satışlarını hızlandırmış olabilir.

    Casio’nun sitesinde birkaç yerde rastladığım ”’lütfen iOS cihazınızdaki uygulamanın güncelliğini sürekli kontrol edin”’ ibaresi bana ileriki zamanlarda güncellemeler ile daha fazla işlev kazanabileceği konusunda ümit verdi.

    Şimdilik akıllı telefonu olup saat ihtiyacı olanlara şiddetle tavsiye ettiğimi söyleyebilirim. Eğer saat ihtiyacınız yoksa şimdilik bekleyin derim. Bence ”Akıllı Saat” ünvanına tam anlamı ile ulaşabilmesi için biraz daha güncellenmesi gerekiyor. Heleki Android cihaz kullanıyorsanız daha başka akıllı saat alternatifleriniz var.

    20130329-095251.jpg
    Ancak iri ekranlı, renkli, güzel bir arayüzü olan I’m Watch tarzı bir akıllı saatin bırakın 2 sene pil süresini 1 ayı bile bulamayacağını da göz önünde bulundurmak lazım.

    20130329-095129.jpg
    Ürün piyasada 220-320 TL arasında değişiyor. Tabi bu yazdıklarım garantili fiyatları. Bu fiyat varyasyonu ise ithalatçı firma ve garantilerinden ileri gelen ben durum. Fiyat Casio’nun diğer G-SHOCK model fiyatlarına baktığımızda gayet uygun. Ayrıca tam Türkçe kullanım kılavuzuna da BURADAN ulaşabilirsiniz.!!!

    Guoer iPhone 4/4S/5 Smart Cover İnceleme

    20130317-195331.jpg

    Smart özelliği evet ama Cover özelliği biraz tartışılır bir ürün. Cover olarak görevini %50 gerçekleştiriyor olsada şu anda Smart özelliği ile favori kılıfım olmuş durumda. Ürün tamamen arka ve yan bölgeleri korumaya yönelik bir ürün.
    20130317-191616.jpg

    Aslında iPhone 5’in inceliğini maskelememek için genelde 0.2 mm inceliğinde arka kapak şeklinde plastik koruyucu yada saydam kaplama(Zagg invisible shield vs.) kullanma taraftarıyım. Ancak bu ürün özellikle benim gibi sürekli masa başı çalışanlar için gayet cezbedici diyebilirim. Ayrıca farklı kullanım şekilleri sunması bu kılıfın kullanım sebebimin esasını oluşturuyor.

    20130317-191715.jpg
    Öncelikle bu kılıfa Smart özelliğini sağlayan kapağı çıkarıp kenara koyduğumuzda arka kapak görüntü olarak kötü durmuyor. Ayrıca üretici firmanın renk olarak iPad Smart Cover renklerini tercih etmesi Apple ürünü görüntüsüne biraz daha yaklaştırmış. Tabi zamanında bu renkleri başka markalar kendi orijinal aksesuarlarına da kullandı. Kimse yabancılık çekmeyecektir :)))

    20130317-191822.jpg
    Kılıf iki parçadan oluşuyor. Bunlardan biri arka kapak. Bu kapak içerisinde ince bir metal bir levha var ve bu sayede diğer mıknatıslı kapak buraya tutunuyor. Diğer parça bu arka kapağın üzerine tam oturacak şekilde katlana bilen bir başka bir kapak. Bu kapak iPad Smart Cover ile aynı çalışma prensibine sahip ancak bu arka kapaktan tamamen bağımsız. Fotoğraflardan da gördüğünüz üzere üç gen haline getirmek için bu iki yan yüzey birbirine yaklaştırmanız ile birbirine mıknatıs etkisi ile yapışması bir oluyor. Bu mıknatıslar son derece kuvvetli vede bu kuvveti sayesinde ilerde değineceğim üzere farklı kullanım alanları da sağlıyor. Tabi biraz da size kalan bir durum 😉 Biraz kafa yorup buna ilave aksesuarlar ile farklı alanlarda farklı şekilde kullanmanız mümkün.

    Mesela ben bizim iş yerimde bu arkasındaki ayrılabilir olan kapak genişliğinde 2-3 tane demir plaka kestirdim. Bunların arkasına iki tarafı yapışkan bant yapıştırdıktan sonra arabama, çalışma masama ve başka birçok yere yapıştırılabilecek şekle getirdim. Evet bu kapak ile bu cihaz, metal olan her yüzeye sımsıkı mıknatısları sayesinde yapışıyor.
    Arabanızın ön konsol görüntüsünün biraz bozulmasından rahatsız olmazsanız bunlardan birini oraya yapıştırdıktan sonra araç telefon tuttacağı olarak kullanabilirsiniz. Tabi bunun için araç ön konsolunuzun yapısıda müsait bir yüzeye sahip olmalı. Benim gibi Hyundai Accent gibi ön kosolu tamamen yuvarlak hatlı bir araba kullanıyorsanız bu işlem için biraz zorlanabilirsiniz. Tabi bunu yapmadan önce telefonunuzu tutturacağınız bölgenin çok güneş görmeyecek yer olmasına dikkat edin. Yoksa hem telefonunuz zarar görecektir hemde güneş altında yapışkan bant zamanla yapışkan özelliğini kaybedecektir.

    20130317-193800.jpg
    Smart Cover ile iPad’lerin mutfak buzdolabına nekadar sıkısıkıya yapıştığını herkes bilir. Aynı durum bu kılıf içinde geçerli. Kuvvetli mıknnatısları ile Buzdolabına yaklaştırdığınız anda yapışıyor ve gayet sağlam hissini veriyor. Özellikle bayanların bu durum son derece ilgisini çekecektir. Tabi iOS AppStore’da yer alan mutfak hakkında faydalı bilgiler, yemek tarifi uygulamalarını düşünürsek özellikle bayanların mutfakta iOS cihazları büyük yardımcıları. Ablalırımız istediği bilgiyi ekran getirdikten sonra cihazlarını buzdolabına sabitleyip eller serbest moduna geçebilirler.

    Aslında bu kılıfı kullanmaya başlayalı baya oluyor. Bu yazıyıda bekletmemdeki sebep, ilerleyen vakitlerde olumsuz yönlerini görüp göremeyeceğimdi. Bu süreçte dikkatimi çeken olumsuz yönlerinde biri arka katlanan kapağın kamera deliğinin alduğu kısımda mıknatısın olmayışı ve bu nedenle cepe koyduğunuzda dışa doğru katlanması ve kötü bir görüntü vermesi. Ancak bu arka kapak çok esnek vede sağlam bir yapıda olduğu için katlandığı yönün tersine elinizle katlayarak tekrar düzgün bir şekil vermeniz çok kolay.

    20130317-194148.jpg
    Diğer bir kusur ise zamanla arka kısmın kirlenerek kararması. Smart Cover’lardan da hatırlayacağınız üzere kullanıma bağlı olarak yüzeyde kararmalar oluyor. Ancak bu durum Smart Cover’larda hafif silmeler ile temizlemek mümkündü. Bunda ise yüzeyinin hafif desenli olmasınında etkili olduğunu düşünerek biraz temizlemesi zahmetli. Hatta kenar kısımlarda meydana gelen kararmaları bir türlü gideremedim. Açıkcası kapağa zarar veriri korkusu ile deterjan vs. tarzda kimyasal içerikli hiçbirşey kullanmadığımı da belirtmek isterim. Aşağıdaki fotoğrafta göreceğiniz üzere normal kapak ve Smart kapağı arasındaki renk farkından görebilirsiniz. İlk aldığımda bunların renk tonları neredeyse aynıydı.

    20130317-194333.jpg
    Ekleyeceğim diğer nokta ise bu arka katlanan kapağın 3 bölmeden oluştuğu. Bu üç bölmeden sağ sol kısım mıknatıs özelliği var ancak orta kısımın yok. Yani herhangi bir yüzeye sağlam tutunması için iPhone cihazınız ile aynı genişlikte metal bir yüzey olması gerekli. Aksi halde cihazınızın metal yüzeye tutturmanız ile yere yapışması bir olur 🙂 Dikkat…!!!

    20130317-194700.jpg
    Ayrıca MacBook Air ile yaşadığım çok ilginç bir deneyimi de anlatayım. Mıknatıslı katlanabilir kapağı bir an çkartıp kullandığım MacBook’un şarj girişine yakın bir kısma koydum ve MacBook’un ekranı bir anda karardı. Uzaklaştırdığımda ekran yine geldi. MacBook’ların şarj girişleri mıknatıslı ve bu sayede kablonun ucunu yaklaştırdığınızda o yuvaya kendiliğinden oturuyor. Bunun sebebinin girişin bir işlevinden dolayı mı yoksa ters giden birşeyler olduğu için mi yaptığını anlayamadım. Eğer MacBook hakkında teknik bilgisi iyi olan biri bu konuda yorum yaparsa sevinirim.

    20130317-194847.jpg
    Ayrıca daha önce piyasaya düşen bir fotoğrafı paylaşmak istiyorum. Bu fotoğraf piyasaya düştüğünde acaba Apple’ın iPhone için geliştirdiği Smart Cover mı dedikodusu ile lanse edildi. Ancak tabi dedikodudan öteye gidemedi.

    20130317-200157.jpg
    Şimdilik amatör incelemem bu kadar. Bu ufak yüzeysel incelemeyi açıkcası severek beğenerek aldığım bir kılıf olduğu için yazdım. iPhone’u için bu tarz Smart özellikli bir kılıf arayan varsa vede yardımcı olabildiysem ne mutlu bana. Bu arada ürünün fiyatı 29 TL.

    Uçan Fare Ve Karpal Tünel Sendromu İlişkisi

    20130317-131012.jpg

    Merhaba….

    Gün boyunca sürekli bilgisayar başı işi olan biri olarak bu haber çok ilgimi çekti benim. Aslında kafamda mıknatıs teknolojisi ile özel yollarda özel araçlar ile hiç sürtünme olmaksızın yolculuk etmeyi hayal etmiştim ama neyse şimdilik bununla idare edeceğim. En azından tüm vücudumuz olmasada ellerimizi havada tutacak bir teknoloji ile karşı karşıyayız.

    Vadim Kibardin tarafından tasarlanan ve Bat adı verilen bu fare henüz geliştirme aşamasında olan bir ürün olduğu için fiyat ve çıkış tarihi hakkında hiçbir bilgi mevcut değil. Belkide bu herkesin aklında geçen bir proje olsada görsel olarak bunu olura en yakın sunan Kibardin oldu.

    Kim hatırlamaz Geleceğe Dönüş filmindeki Marty MacFly’ın Uçan Kaykay’ını. Bu kaykayın tasarımcısı olan Mattel firması bu Hoverboard adını verdiği ürünü üretime geçirmek için ön sipariş alacağı haberleri çıksada hala bir gelişme yok sanırım.
    Ayrıca Paris Diderot Üniversitesi’nin de geliştirdiği bir uçan kaykay var ama bu tamamen mıknatıstan farklı bir teknoloji ve 5 metre hareket kabiliyeti ise şimdilik sadece geliştirilmeye açık olduğunu gösteriyor.

    Bu uçan farenin kullandığı teknolojinin mıknatıs teknolojisinden ibaret olduğunu anlamak güç değil. Aynı kutuplu iki kuvvetli mıknatısın birbirini itme kuvvetini de düşünecek olursak bu cihaz kendine ait zeminde dengeyi sağlaması için iyi bir mühendislik çalışması gerektiği aşikar. Bu farenin ağırlığından tutun üzerinde askıda kaldığı zemin yüzey çapına kadar herşey önemli.

    Peki böyle bir ürün lüks mü ? Neden ihtiyaç duyuldu?

    Karpal Tünel Sendromu’nu çoğu kişi duymuştur. Bu hastalığın beliritsi gittikçe artan avuç içinde uyuşma ve ağrılar. Avuç içinde ve parmaklarda his kayıbına neden olan bu sendrom genelde yıllardır bileklerine yük vererek çalışan insanlarda görülüyor. Evet ilk akla gelen masabaşı çalışan vede bilgisayar ile çalışan insanlar. Ancak sürekli bilkelerini kullanan sanayi işçileri, çok örgü ören ablalarımız, teyzelerimiz bu risk ile karşı karşıya.

    20130317-131354.jpg
    Aşağıdaki fotoğrafa dikkat ettiyseniz hem elinizin avuç içi hem başparmağı dışı ile hemde dirseğiniz ile destek almanız ve bileğinize olan yükü minimuma indirmeniz mümkün.

    20130317-131041.jpg
    Bu ürün sanırım en çok uzun süreli bilgisayar vede fare kullanan kişilerin dikatini çekecek vede bu sendromun önüne geçmede önemli bir adım olacaktır. Bu teknoloji gerçekten uzak bir teknoloji olsada, bu girişim bu önemli senroma çözüm olacak daha başka alternatif teknolojik girişimlere de vesile olur inşallah.

    Leap Motion İlk Bakış

    20130308-143954.jpg

    Piyasada buna benzer ürünler görmek mümkün. Özellikle akıllı tv’lerde yer alan hareket algılayıcıdan 200 kat daha hassas olan bir algılama prensibi düşünün. Nekadar hızlı olursa olsun elinizin her hareketini algılıyor. Evet bu ürünün adı Leap Motion.

    Aylar önce bu ürün daha üretime geçmeden geliştirme aşamasındayken ön siparişini verdim ancak henüz elime ulaşmadı. Ama Türkiye’den de tanıdığım bazı program geliştiricilere gönderildi bile pehhh. Bizlere inşallah Mayıs ayı gibi yollayacaklar. Ancak geliştiricilere dağıtılması ortalığı karıştırmaya yetti bile. Herkes biraz da yaratıcılığını kullanarak değişik program ve amaçlarla kullanmaya başladı. Tabi bu arkadaşları gördükçe uyuz oluyor vede neden bende geliştirici olmadım diye kendi kendime kızıyorum. Neyse geç olsun güç olmasın.

    Bu ürüne gerçekten ihtiyacım var diyebilirim. Dokunmatik ekran olmayan MacBook vede Windows 8’li 2 adet bilgisayarım var. iPad’e okadar çok alışmışım ki bazen parmaklarım bilgisayarlarımın ekranına gidiyor ve ben ne yapıyorum diye dokunmadan elimi geri çekiyorum. Bunu kafe gibi kalabalık ortamda yapınca duyduğunuz utancı anlatamam. Yani henüz dokunmatik ekran olmayan cihazlarınız için mükemmel bir çözüm diyebilirim. Tabi bunun ne kadar kullanışlı vede kolaylık sağladığına bizzat kullanınca karar vereceğiz.
    Bu cihazı kullanan geliştirici bir abim olan Vehbi Emiroğlu dediğine de hak veriyorum;

      Elinizi hiçbir yere temas ettirmeden sürekli havada serbest bir şekilde hareket ettirmek dokunmatik ekran kullanmaktan daha yorucu gibi gözüküyor”

    Hal böyle olunca Leap Motion kullanımı biraz kısıtlanıyor. Gerçi zaten win8 de olsa şu anda işletim sistemleri her işi bu araç ile yapmamıza imkan vermiyor. Yani arada sırada, mesela Metro arayüzüne geçtiğimizde, resim galerisi vs. gibi alanlarda kullanımı daha mantıklı olacaktır.

    20130308-145423.jpg
    Bu cihaz bazı profesyonel inceleme videolarında çok akıcı bir kullanım sağlıyor gibi gözüksede amatör olarak geliştiricilerin çektiği inceleme videolarına göz attığımda maalesef bazı takılmalar vede aksamalar görmek mümkün.
    Leap Motion’un gerçekten algılama hızı mükemmel. Çok hızılı hareket ile bir imza atmak mümkün. Elinizi sağ sola tüm gücünüzle hızlı olarak hareket ettirdiğinizde her hareketini algılıyor. Ama bu iki parmak yok mu işte onları cihaza net bir şekilde göstermeniz gerekiyor. Pinch(çimdik) hereketi, yakınlaştırma uzaklaştırma vs. bu hareketler için parmaklarınız cihazın algılayabileceği şekilde ayrık olması gerekiyor muş. Tabi bu tarz durumlar varsa dahi yazılımsal olarak iyileştirilebilir.

    20130308-150000.jpg

      Hala L. Motion’un Beta sürecinde olduğunu düşünürsek bence mükemmel bir çalışma performansı gösteriyor.

    20130308-145549.jpg
    Şimdiden birçok insan Windows 8 arayüzünü kullanmanın keyfini Leap ile çıkarmaya başladı. Malum Windows arayüzünü artık dokunmatik ekran vede tabletlere yatkın bir hale getirdi. Ama her nekadar durum bu şekilde olsada maalesef herkes eski nesil dokunmatik özelliği olmayan bilgisayarlarında kullanmaya başladılar. Hatta dokunmatik ekranlı PC’ler henüz piyasayı tam ele geçirmiş sayılmaz. Heleki bir sürü eski nesil Laptoplar stoklarda beklerken. Leap Motion sanki Windows 8 için üretilmiş bir apartmış gibi geliyor bana. Yani kapak yuvarlandı tenceresini buldu gibi birşey. Cukk oturdu yani ne diyebilirim…

    20130308-145720.jpg
    Leap Motion geliştiriciler haricindeki kullanıcıları 13 Mayıs’tan sonra gönderilmeye başlanacak. Şimdi sizde ön sipariş verebilirsiniz ve hatta ücretini hemen kesmiyorlar. Sizden sadece banka kredikart numarasını alıyorlar. Zaten gönderikleri e-postada yazdığı üzere para gönderim yapıldıktan sonra tahsis edilecek. Şu anki fiyatı 80 USD kadar. Ben sipariş vereli baya uzun zaman oldu ama ben sipaiş verdiğimde fiyat daha düşüktü diye hatırlıyorum, belkide yanlış hatırlıyorumdur. Türkiye’de böyle bir cihaz yurt dışı fiyatının 2 katını geçer diye tahmin ediyorum. Bu tarz ürünler insanlarda aşırı derecede merak duygusu uyandırdığından gözünü karartıp istenilen ücreti verecek çok insan olacaktır ama yaygınlaştıkça çok olmasada değerini bulacaktır.

    20130308-145842.jpg
    Leap Motion küçük ve taşınabilir bir yapıya sahip. Az daha küçük olsaymış anahtarlık niyetine kullanılabilirmiş diyebilirim. Tabi bu iş burada kalmayacaktır bu cihaz daha geliştirilip daha küçük bir hale getirilebilir. hatta bu teknolojiyi satın aldığınız cihazlarda donanım olarakta rastlamak mümkün olabilir. Ekran görüntüsünde de gördüğünüz üzere sanki içerisinde 2 adet sensör bulunuyor. Bunu görünce aklıma 3 boyut kameraları geldi. Belkide 3 boyut kameraları ile paralel bir teknolojidir ama benim bilgi seviyem bunun için yetersiz ve bu konuda yorum yapamam, bu iş esas üstadlarının işi.

    Mayıs ayını ip ile çekiyorum ve sizi aşağıda rastladığım geliştirici kiti kutu açılımı videosu dahil bazı ilginç videolar ile yalnız bırakıyorum….

    [youtube https://www.youtube.com/watch?v=_d6KuiuteIA&w=1280&h=720]

    [youtube https://www.youtube.com/watch?v=MYgsAMKLu7s&w=1280&h=720]

    [youtube https://www.youtube.com/watch?v=5bSrdLNSN08&w=1280&h=720]

    [youtube https://www.youtube.com/watch?v=-8WkyBBwYTI&w=1280&h=720]

    [youtube https://www.youtube.com/watch?v=LY3Ya__6BHw&w=960&h=720]

    Tablet & OS

    Bence ortalıkta çok çeşit tablet geziniyor. Bunları hepsi bambaşka bir cihaz gibi lanse edilse de Android’in çerçevesi dışına çıkamıyor. Uygulama desteği yetersiz. Oyun deseniz gerek MMO tarzı oyunlar olsun gerekse diğer tip oyunlar olsun maalesef çok kısıtlı ve oynanabilirlik olarak Apple ürünlerinde verdiği lezzeti alamıyorsunuz. Maalesef oyun içi satın almalar Android platformunda çok az ve lisanssız uygulamaları yüklemekte bir o kadar kolay. Apple’ın lisanssız yazılm için sert tavrı uygulama geliştiricileri cezbediyor buda tabiki kullanıcıların kaliteli ve güncel uygulama keyfini yaşamalarını sağlıyor.

    Okumaya devam et “Tablet & OS”

    Ubuntu Mobil İşletim Sistemi Kurulumu

    20130226-112653.jpg

    Açıkcası MeeGo işletim sistemi sadeliği, tek el ile kullanım için sağladığı birçok arayüz eklentisi ile beni gerçekten etkilemişti. Ancak maalesef Nokia’nın desteğini devam ettirmemesinin de etkisi olmakla birlikte beni iPhone iOS’dan vazgeçiremedi. Şimdi yine Linux Tabanlı olan Ubuntu Mobil işletim sistemi biraz daha fazla ilgimi çekti desem yalan olmaz. Bu işletim sisteminin sadeliği, kullanımı kolaylaştıran arayüzü vede Android’in dağınıklığından uzak yapısı ilgi toplama için yeterli. Bence ilk önce aşağıdaki hem tablet hemde telefonlar için olan offical videolarını bir izleyin. Ve sonra o gazla ne yapacağınızı söyleyeceğim.

    Evet sanırım gaza geldiniz 🙂 şimdi ubuntuyu kurmak için sabırsızlanıyorsanız benim gibi öncelikle size gerekli olan bir Ubuntu işletim sistemi. Eğer bunu kurmadan yapmak isterseniz VirtuaLbox tarzı bir sanal işletim sistemi oluşturup yapmanız gerekecek. Ancak bu yayınlanan sürüm geliştiriciler için yayımlanmış bir ön izleme sürümü. Yani kararlı, stabil bir işletim sistemi beklemeyin. Benim gibi bu konularda sabırsız olanlar eminim yüklemek için hemen girişimlerde bulunmuştur. Ama hala işletim sistemini bulamamış kararsız kullanıcı gurubu bundan uzak dursunlar. Ayrıca bu işletim sistemine en yaygın ve en çok test edilen cihazlar sanırım Google Nexus rayfası. Tüm yükleme denemeleri bu cihazlar üzerinde denenmiş. Eğer hemen kurma işlemlerine girişmek isterseniz bu aşağıda verdiğim sayfadaki linkdeki yönergeleri aynen uygulayabilirsiniz. Sonuçta bu konuda en iyi destek alabileceğiniz kişiler de zaten Android ekibidir. Bu arada bu işlerle pek içli dışlı olmayıp ama meraklı kişilerde var. Hal böyle olunca Ubuntu kurulur.!!! tabelalarını görür gibiyim. Telefoncular ve bilgisayarcılar içinde yeni ekmek kapısı açıldı desek yalan olmaz 🙂

    Galaxy Nexus, Nexus 4, Nexus 7 ve Nexus 10 için Ubuntu yükleme rehberi
    Published on Şubat 21st, 2013
    Written by: Caner Kamburoğlu

    AKILLIrobot.com

    Rolling Printer(Konsept Tasarım)

    20130226-094258.jpg

    Bu yazıcı gerçekten çok hoşuma gitti. Aslında ilk gözüme batan yönü duvara monte edilebilmesiydi. Aslında bu yazıcı kağıttan tasarruf etmek için dizayn edilmiş bir konsept tasarım. Bunu, içindeki tek parça rulo kağıt ile istediğiniz kadar yazıyı, gerektiği kadar kağıda yazarak sağlıyor. Tabi kağıdın boyutlarıda A4 kağıt standardı dışına çıkıyor. Bunu resmi yazışmalarda kullanamazsınız ancak A4 formatında yazdığında şüphem yok. Sanırım ufak tefek şahsi çıktılar, nüfus cüzdanı gibi çıktılar için çok faydalı olacaktır. Heleki lisede rulo kopya yazarları için… Aman Allah’ım düşünemiyorum 🙂 çok pahalı bir ürün olacağını da sanmam. İnşallah yakında raflarda görebiliriz.

    20130226-094245.jpg

    Cydia’dan Sesler Geliyor (IntelliScreenX 6, MyWi 6.0, ve Messages+ Güncellendi..!!)

    20130202-235840.jpg

    Jailbreak yaklaşmasıyla tweak geliştiricilerinden sesler gelmeye başladı. IntelliScreenX 6, MyWi 6.0, ve Messages+ uygulamalarının Cydia’da iOS 6 için güncellendiği duyuruldu. Ancak gelin görün ki maalesef Aralık 2012’den sonra bu uygulamaları alanlar bedava upgrade edebilecekler. Diğerleri 4$’lık bir ücret ödemek zorunda kalacaklar. Bende intelliscreenX uygulamasını satın almıştım ancak artık ya tekrar ücret ödeyeceğim yada bunların kırılmış olanlarını yayımlayan repolara başvuracağım. Aslında uygulama geliştiriciler için prensibim “Hep destek Tam destek” belkide tekrar satın alabilirim. Ama jailbreak bugün var yarın yok.!!! Bu durumda beni düşündürüyor.

    iOS’un Adı Jailbreak’in Tadı

      20130202-231324.jpg

      Malum artık Jailbreak için saatler kaldı. Belki de çoğu kişi cihazlarına ilk defa jailbreak yapacak. Hala çoğu kişi bu işlemin sadece bedava uygulama yüklemek için sanıyor. Genelde jailbreak dediğim zaman aldığım cevap ise “amaaann bana gerekli ben tüm uygulamaları satın aldım. Ne yapayım ben onu..!! Hıh..!!” Ama değil işte. Adama, bak bunu yaparsın şunu yaparsın desemde adam AppStore’dan satın alırım diyor. Adam kendini paraya odaklanmış ve para her kapıyı açar sanıyor. Tabi bunların farkında olmamalarının esas sebebi gerçek manada Apple kullanıcısı olmamalarından kaynaklanıyor.

      Şimdi gelelim Jailbreak işleminin ne işe yaradığına… Aslın Jailbreak işlemi kısmen Apple kısıtlamalarından sıyrılmak. Bu kısıtlamaları kaldırdıktan sonrada iOS’u şekilden şekile sokabileceğiniz Jailbreak camiasının AppStore’u sayılabilecek Cydia sizi karşılayacak.
      Siz AppStore’dan belki Siri’ye alternatif bulabilirsiniz ama jailbreak işlemi ile Siri’ye yaptırabileceklerinizi yaptıramazsınız.
      Notification Center(NC)’ınızı bir işlem merkezi haline getirebileceğinizi hiç düşündünüz mü ? Her türlü sistem ayarlarını, kısayolları, hatta media kontrollerini NC’den yapabileceğiniz gibi istediğiniz media dosyasını istediğiniz yere iTunes’a ihtiyaç duymadan taşıyabilirsiniz.

      Jailbreak ile telefonunuza Android’de bile yapılamayacak tema modifikasyonları yapabilirsiniz. İkonları istediğiniz boyuta getirip, tek sayfada istediğiniz kadar ikon sütunu ve satırı ekleyebilirsiniz.

      Multi Tasking(MT) panelinize yeni işlevler ekleyebilir, görünümünü baştan aşağı değiştirebilir siniz. Hatta tek tıkla açık olan uygulamaların hepsini kapatabilirsiniz. MT arayüzü ve uygulama aralarındaki geçiş ile ünlenen MeeGo işlemletim sisteminin özelliklerinin hepsini iPhone’unuza entegre edebilirsiniz.

      İşte bu işlemlerin hepsini Cydia ile yapabilirsiniz. Bu özellikler için cihazın sistem dosyalarını girip dosyaları editleyip, yerlerini değiştirmenize hiç gerek yok. Cydia’nın önemi de burda ortaya çıkıyor. Cydia’daki bu sistem yamalarına tweak adını veriyorlar. Cydia geliştiricileri bu yamaları sizin için hazırlayıp Cydia’da yayınlıyor. Sizin tek yapmanız gereken, yama açıklamalarını okuyup size gerekliyse yükle butonuna tıklamak.

      Maalesef iOS 6’dan bu yana A4 çipli iPhone kullanıcıları hariç çoğu iPhone kullanıcısı Jailbreak dolayısıyla da Cydia’nın yüzünü göremedi. Bundan dolayı Cydia’yı görsek dahi kullandığımız yeni nesil cihazlar ile uyumlu tweak’lerin uyumlu hale getirilp güncellenmesi için beklememiz gerekebilir. Ancak şunu da belirtmek isterim ki Jailbreak çıktığı gibi Cydia’dan her yamayı hemen yüklemeyin. Forum sitelerinden tweak’ler hakkında yorumları okuyarak stabil çalıştığına emin olduğunuz yamalarını yükleyin. Aksi halde yaşadığınız sorunlar neticesinde cihazınıza restore çekip aynı işlemleri tekrar yapmak zorunda kalabilirsiniz.

      Aslında Cydia içeriğinde bu tweak’ler vede ne işe yaradığı hakkında da yazı yazmak isterdim ancak bu konuda birkaç kelimeyi google’a girseniz istemediğiniz kadar kaynak ile karşılaşabilirsiniz. Ama tabiki yeni tweak’ler çıkarsa vede bende artık Cydia takipçisi olacağımdan gördüklerimi yine bloğumda paylaşmaya çalışacağım.