“UltraPhone” Ubuntu Edge Hakkında Herşey Ve Görseller

20130727-131446.jpg

Öncelikle çoğu kişi Ubuntu’yu tanımıyor. Açıkcası bende bu işletim sistemini yeni tanıyanlardanım. Ubuntu aslında daha sık duyduğumuz Linux işletim sisteminin son kullanıcıya sunulan bir versiyonu diyebiliriz. Linux’u kullanmış vede kullanan birçok firma olduğunu da belirtmek isterim. Buna Nokia bile dahil…

İşte Linux kullanan bazı firmalar;
Google, Intel, Samsung, Nokia, Sony, Toyota, Yahoo, Siemens, AMD, CISCO, IBM, HP, Huawei, General, Motors, Motorola

20130727-132920.jpgUbuntu’nun sahibi olan Canonical Vakfı Ubuntu Mobile işletim sistemini tanıtarak dikkatleri iyice üzerlerine topladı. Bu işletim sisteminin ilk video görüntüleri yayınlanması ile baya ilgi topladı ve geliştirici sürümünün yayınlanması ile birçok kişi Nexus cihazlarına kurarak bu tecrübeyi yaşama imkanı buldu. Çünkü Ubuntu işletim sistemi Android cihazlar ile de uyumlu olarak çalışıyordu.

20130727-131627.jpg
Android’den daha basit vede estetik arayüze sahip bu işletim sistemi ile belkide daha çok kullanıcıya ulaşmak hedeflendi. Bunun en büyük kanıtı ise yine kısa süre önce duyurduğu Ubuntu Edge adındaki telefonu oldu. Tabi bu sadece telefon olsaydı acaba derdim ancak bu cihaz bir telefondan öte Ubuntu işletim sistemli bir Ultrabook niteliği taşıyor. Elinize aldığınızda Ubuntu Mobile tecrübesi yaşadığınız gibi HDMI’dan herhangi bir ekrana bağladığınızda bambaşka bir arayüz ile size tam bir Ubuntu işl. sistemli PC kullanma imkanı sunuyor. Yani çevrenizde HDMI girişli bir ekran buldukça artık bilgisayarınızı cebinizde taşıyor olacaksınız.

20130727-131723.jpg
Aşağıdaki videoda Nexus üzerinden çalışan Ubuntu işl sisteminin PC arayüzü incelemesi mevcut. HDMI’dan cihaz bağlantı kurduktan sonra cihaz Touchpad görevi görüyor ve sanal klavye imkanı sunuyor.

Tabi bu Ultrabook tecrübesinin yaşanabilmesi için bu cihazın teknik özelliklerinin artık alışık olduğumuz mobil cihazlardan farklı olması gerekiyor. Canonical’ın belirttiği özelliklere baktığımızda zaten görüntü bunu gösteriyor.

64 x 9 x 124 mm ölçülerindeki bu cihazın diğer teknik özellikleri;

-4GB RAM
-4.5 inç ve 1280 x 720 piksel çözünürlüklü safir kristal ekran
-128GB dahili depolama
-8MP arka kamera, 2MP ön kamera
-Çift bant WiFi ve LTE
-Bluetooth 4.0, NFC, GPS
-HD hoparlör ve çift mikrofon

İşlemci hakkında belirtilen ise “en hızlı çok çekirdekli” ibaresi ise işlemci konusunun tam netleşmediği ihtimalini akla getiriyor.

Benim “UltraPhone” dediğim, Ultrabook ile telefon arasında kalmış bu cihaz için işlemci üreticilerinin belkide bambaşka özel teklifleri de olabilir. Teknolojinin günlük zıplama yaptığı şu günlerde net bir işlemciden bahsetmemeleri yerinde olmuş bence.

20130727-134211.jpgAyrıca dış kasası gerçekten alışılmışın dışında görüntü veriyor. Benim çok hoşuma gitti desem yeridir ama kasanın dışı metal vede o gördüğümüz siyah yüzey kaplama ise işler biraz değişebilir. Siyah iPhone 5’lerde yaşanan soyulma sorunu bundada olacak olursa kullanıcıların canını sıkabilir.

20130727-134124.jpgTabi bu cihazın çıkış tarihi konusunda net bir açıklama yok. Zaten şu anda proje aşamasında olan bu cihazın faaliyete geçebilmesi için Indiegogo sitesinde $32,000,000 bağışın toplanması gerekiyor. Bu yüksek miktarı elde edebilirler mi bilemem ancak 4 gün olmasına rağmen şu andan itibaren $6,706,540 toplanması ümit veriyor. Sizde eğer $600 bağış yaparsanız bu telefona ilk kullanacak kişiler arasında yer alabilirsiniz. Bugünden itibaren $32,000,000 bağışın toplanıp projenin hayata geçmesi için 26 gün kaldı ve yeterli süre gibi gözüküyor. Bağış durumunu bu LİNKTEN takip edebilirsiniz.

Eğer herşey yolunda giderse Ubuntu Edge’nin 2014’ün Mayıs ayında dağıtılmaya başlanabileceği söyleniyor.

Eğer Ubuntu Mobile işletim sistemin tablet ve telefon arayüzünü merak ediyorsanız BU YAZIMDAN videolara göz atabilirsiniz.

Ayrıca Ubuntu Edge telefona ait yeni yayınlanan görsel videolara aşağıdan ulaşabilirsiniz.

kaynak; celebrateubuntu, shiftdelete, teknolojihocam

Telefon Kılıfı Mı Yoksa Kutu Mu Alsam?

20130511-161200.jpg

Binlerce TL’lik aldığımız cihazların eski serilerine hiç bakıyor muyuz? Adamlar bu süreç içinde kullandığımız telefonları her seferinde daha da inceltiyor ve ağırlıklarını düşürüyorlar. Peki bunu neden yapıyorlar? Tabi ki Çinli bir adamın çıkıpta “Phone Case” adı altında bir telefon kılıfı çıkartıp, belkide yıllardır bir mühendislik çalışması olan ince tasarımlı telefonu kalasa çevirmesi için. Q Okumaya devam et “Telefon Kılıfı Mı Yoksa Kutu Mu Alsam?”

EyeFly 3D ile 5. Nesil iPhone ve iPod’larınıza 3D Özelliği Kazandırın!!

  • 20130404-142316.jpg

    Şu anda sadece 5. Nesil iPhone ve iPod’lar ile uyumlu çalışan EyeFly 3D, akıllı telefon sektörüne yeni bir pencere açıyor. Açıkcası Leap Motion ürünü ile kavuştuğumuz yüksek hassasiyetli hareket sensörü teknolojisinden bu yana karşılaştığım basit ama en dikkat çekici teknoloji bu.

    20130404-142518.jpg

    20130404-143730.jpg

    Nano teknoloji mucizesi olan bu ürün bildiğiniz 0.1 mm inceliğinde ekran filmi(inşallah hava kabarcığı bırakmıyordur :P). Ancak bu ekran filmi tam bir teknoloji ürünü. Bünyesinde 500.000 adet minyatüre edilmiş lens içeriyor. Bu Nano lensler sağ ve sol gözlerinize farklı görüntüler göndererek görüntüyü çıplak gözleriniz ile görüntüyü 3 boyutlu olarak görmenizi sağlıyor. Yani gözlerinize ihtiyacı olan bir teknoloji olup bu teknolojiye de son noktayı insanın gözleri koyuyor.

    20130404-142815.jpg

    Ayrıca gözlüksüz 3D içeriklere ulaşabilmeniz için de “EyeFly3D Vid” ve “EyeFly3D Img” olmak üzere iki adet uygulama sunuyor. Sanırım bunların içeriği şimdilik LG 3D Smart Tv’lerde yer alan online videolar gibi olacaktır. Ayrıca 3D boyut içeriğe Youtube üzerinden ulaşabileceğiniz gibi herhangi bir 3D kamera ile kayıt ettiğiniz videoları da çıplak gözle izleyebileceksiniz.

    20130404-143019.jpg

    Anladığım kadarı ile kullanılacak olan ekran filmi hassas bir ürün olmayacak. Çünkü bu ekran filmi, diğer ekran koruyucularının koruyucu özelliğini de yerine getireceği dile getiriliyor. Yani burdan anlaşılacağı üzere ekran filminde meydana gelen çizilmeler görüntü dönüşümünü olumsuz etkilemeyecek yada çizilmelere karşı oldukça dayanıklı bir yapıya sahip olacak.

    20130404-143130.jpg

    Bana ilginç gelen nokta; bu teknolojinin mucitlerinin iPhone 5 ve 5. Nesil iPod Touch cihazları dışında kalan cihazların ekranları üzerinde hala çalıştıklarını söylemesi. Bunun nedeni acaba 5. nesil cihazların ekranları 4. Nesillere veya diğer marka cihazlara göre farkı ne olabilir ? Bence bu hem ekran boyutları ile hemde zahmeti ile alakalı bir durum. Şu anda piyasa en/boy oranı olarak en sıradışı vede ergonomik olan iPhone 5 ve dolayısı ile iPod Touch. Tabi bende teknolojik bir ürün piyasaya süreceğimde ilk hedefim son nesil Apple cihazları olurdu. Neyse bu yazının devamı hem çok uzar hemde bazı kesimler tarafından “Fanatiklik” olarak nitelendiriyor. O yüzden konumuza geri dönelim 😀

    20130404-143254.jpg

    Ayrıca bu ekran filmi hem yan hem dik tuttuğunuzda 3D görüntüyü destekliyor. Her ne kadar başta bu durum aklımdan geçmese de bu ayrıntıyı görünce iyi dedim içimden 🙂

    20130404-150617.jpg

    Bu ekran filminin kesinlikle normal 2D görüntüyü olumsuz etkilemeyeceği de özellikle vurgulanıyor. Ayrıca gözü yorar mı, ağrıtır mı onu artık kullanıcı yorumları ile göreceğiz. Mevcut gözlüklü 3D TV’lerin gözü yorduğu ve belli bir alışma süreci istediği de bir gerçek.

    Bu ürünün yavaş yavaş ürün destek çeşitliliği artacak ve sıra tabletlere gelecektir. 3D olayı 42″ Tv’ler de bile çok keyif vermezken bana cep telefonunda ne derecede keyif verir bilemiyorum. Ön sipariş konusunda çok tereddütlüyüm. Keşke iOS menüsünü de 3D’ye çevirmenin bir yolu olsa(LG Optimus 3D gibi).

    20130404-143426.jpg

    Yurt dışında Mayıs ayında piyasaya 35 USD’den sürülecek olan EyeFly 3D için BURADAN ön sipariş verebilirsiniz. Ve en aşağıda yer alan videosunu izlemeyi unutmayın 😉

    20130404-143852.jpg

    20130404-143913.jpg

    20130404-143930.jpg

    20130404-143939.jpg

    20130404-143949.jpg

    20130404-144000.jpg

    20130404-144009.jpg

    http://youtu.be/ATLeU_avV-o

  • Guoer iPhone 4/4S/5 Smart Cover İnceleme

    20130317-195331.jpg

    Smart özelliği evet ama Cover özelliği biraz tartışılır bir ürün. Cover olarak görevini %50 gerçekleştiriyor olsada şu anda Smart özelliği ile favori kılıfım olmuş durumda. Ürün tamamen arka ve yan bölgeleri korumaya yönelik bir ürün.
    20130317-191616.jpg

    Aslında iPhone 5’in inceliğini maskelememek için genelde 0.2 mm inceliğinde arka kapak şeklinde plastik koruyucu yada saydam kaplama(Zagg invisible shield vs.) kullanma taraftarıyım. Ancak bu ürün özellikle benim gibi sürekli masa başı çalışanlar için gayet cezbedici diyebilirim. Ayrıca farklı kullanım şekilleri sunması bu kılıfın kullanım sebebimin esasını oluşturuyor.

    20130317-191715.jpg
    Öncelikle bu kılıfa Smart özelliğini sağlayan kapağı çıkarıp kenara koyduğumuzda arka kapak görüntü olarak kötü durmuyor. Ayrıca üretici firmanın renk olarak iPad Smart Cover renklerini tercih etmesi Apple ürünü görüntüsüne biraz daha yaklaştırmış. Tabi zamanında bu renkleri başka markalar kendi orijinal aksesuarlarına da kullandı. Kimse yabancılık çekmeyecektir :)))

    20130317-191822.jpg
    Kılıf iki parçadan oluşuyor. Bunlardan biri arka kapak. Bu kapak içerisinde ince bir metal bir levha var ve bu sayede diğer mıknatıslı kapak buraya tutunuyor. Diğer parça bu arka kapağın üzerine tam oturacak şekilde katlana bilen bir başka bir kapak. Bu kapak iPad Smart Cover ile aynı çalışma prensibine sahip ancak bu arka kapaktan tamamen bağımsız. Fotoğraflardan da gördüğünüz üzere üç gen haline getirmek için bu iki yan yüzey birbirine yaklaştırmanız ile birbirine mıknatıs etkisi ile yapışması bir oluyor. Bu mıknatıslar son derece kuvvetli vede bu kuvveti sayesinde ilerde değineceğim üzere farklı kullanım alanları da sağlıyor. Tabi biraz da size kalan bir durum 😉 Biraz kafa yorup buna ilave aksesuarlar ile farklı alanlarda farklı şekilde kullanmanız mümkün.

    Mesela ben bizim iş yerimde bu arkasındaki ayrılabilir olan kapak genişliğinde 2-3 tane demir plaka kestirdim. Bunların arkasına iki tarafı yapışkan bant yapıştırdıktan sonra arabama, çalışma masama ve başka birçok yere yapıştırılabilecek şekle getirdim. Evet bu kapak ile bu cihaz, metal olan her yüzeye sımsıkı mıknatısları sayesinde yapışıyor.
    Arabanızın ön konsol görüntüsünün biraz bozulmasından rahatsız olmazsanız bunlardan birini oraya yapıştırdıktan sonra araç telefon tuttacağı olarak kullanabilirsiniz. Tabi bunun için araç ön konsolunuzun yapısıda müsait bir yüzeye sahip olmalı. Benim gibi Hyundai Accent gibi ön kosolu tamamen yuvarlak hatlı bir araba kullanıyorsanız bu işlem için biraz zorlanabilirsiniz. Tabi bunu yapmadan önce telefonunuzu tutturacağınız bölgenin çok güneş görmeyecek yer olmasına dikkat edin. Yoksa hem telefonunuz zarar görecektir hemde güneş altında yapışkan bant zamanla yapışkan özelliğini kaybedecektir.

    20130317-193800.jpg
    Smart Cover ile iPad’lerin mutfak buzdolabına nekadar sıkısıkıya yapıştığını herkes bilir. Aynı durum bu kılıf içinde geçerli. Kuvvetli mıknnatısları ile Buzdolabına yaklaştırdığınız anda yapışıyor ve gayet sağlam hissini veriyor. Özellikle bayanların bu durum son derece ilgisini çekecektir. Tabi iOS AppStore’da yer alan mutfak hakkında faydalı bilgiler, yemek tarifi uygulamalarını düşünürsek özellikle bayanların mutfakta iOS cihazları büyük yardımcıları. Ablalırımız istediği bilgiyi ekran getirdikten sonra cihazlarını buzdolabına sabitleyip eller serbest moduna geçebilirler.

    Aslında bu kılıfı kullanmaya başlayalı baya oluyor. Bu yazıyıda bekletmemdeki sebep, ilerleyen vakitlerde olumsuz yönlerini görüp göremeyeceğimdi. Bu süreçte dikkatimi çeken olumsuz yönlerinde biri arka katlanan kapağın kamera deliğinin alduğu kısımda mıknatısın olmayışı ve bu nedenle cepe koyduğunuzda dışa doğru katlanması ve kötü bir görüntü vermesi. Ancak bu arka kapak çok esnek vede sağlam bir yapıda olduğu için katlandığı yönün tersine elinizle katlayarak tekrar düzgün bir şekil vermeniz çok kolay.

    20130317-194148.jpg
    Diğer bir kusur ise zamanla arka kısmın kirlenerek kararması. Smart Cover’lardan da hatırlayacağınız üzere kullanıma bağlı olarak yüzeyde kararmalar oluyor. Ancak bu durum Smart Cover’larda hafif silmeler ile temizlemek mümkündü. Bunda ise yüzeyinin hafif desenli olmasınında etkili olduğunu düşünerek biraz temizlemesi zahmetli. Hatta kenar kısımlarda meydana gelen kararmaları bir türlü gideremedim. Açıkcası kapağa zarar veriri korkusu ile deterjan vs. tarzda kimyasal içerikli hiçbirşey kullanmadığımı da belirtmek isterim. Aşağıdaki fotoğrafta göreceğiniz üzere normal kapak ve Smart kapağı arasındaki renk farkından görebilirsiniz. İlk aldığımda bunların renk tonları neredeyse aynıydı.

    20130317-194333.jpg
    Ekleyeceğim diğer nokta ise bu arka katlanan kapağın 3 bölmeden oluştuğu. Bu üç bölmeden sağ sol kısım mıknatıs özelliği var ancak orta kısımın yok. Yani herhangi bir yüzeye sağlam tutunması için iPhone cihazınız ile aynı genişlikte metal bir yüzey olması gerekli. Aksi halde cihazınızın metal yüzeye tutturmanız ile yere yapışması bir olur 🙂 Dikkat…!!!

    20130317-194700.jpg
    Ayrıca MacBook Air ile yaşadığım çok ilginç bir deneyimi de anlatayım. Mıknatıslı katlanabilir kapağı bir an çkartıp kullandığım MacBook’un şarj girişine yakın bir kısma koydum ve MacBook’un ekranı bir anda karardı. Uzaklaştırdığımda ekran yine geldi. MacBook’ların şarj girişleri mıknatıslı ve bu sayede kablonun ucunu yaklaştırdığınızda o yuvaya kendiliğinden oturuyor. Bunun sebebinin girişin bir işlevinden dolayı mı yoksa ters giden birşeyler olduğu için mi yaptığını anlayamadım. Eğer MacBook hakkında teknik bilgisi iyi olan biri bu konuda yorum yaparsa sevinirim.

    20130317-194847.jpg
    Ayrıca daha önce piyasaya düşen bir fotoğrafı paylaşmak istiyorum. Bu fotoğraf piyasaya düştüğünde acaba Apple’ın iPhone için geliştirdiği Smart Cover mı dedikodusu ile lanse edildi. Ancak tabi dedikodudan öteye gidemedi.

    20130317-200157.jpg
    Şimdilik amatör incelemem bu kadar. Bu ufak yüzeysel incelemeyi açıkcası severek beğenerek aldığım bir kılıf olduğu için yazdım. iPhone’u için bu tarz Smart özellikli bir kılıf arayan varsa vede yardımcı olabildiysem ne mutlu bana. Bu arada ürünün fiyatı 29 TL.

    Uçan Fare Ve Karpal Tünel Sendromu İlişkisi

    20130317-131012.jpg

    Merhaba….

    Gün boyunca sürekli bilgisayar başı işi olan biri olarak bu haber çok ilgimi çekti benim. Aslında kafamda mıknatıs teknolojisi ile özel yollarda özel araçlar ile hiç sürtünme olmaksızın yolculuk etmeyi hayal etmiştim ama neyse şimdilik bununla idare edeceğim. En azından tüm vücudumuz olmasada ellerimizi havada tutacak bir teknoloji ile karşı karşıyayız.

    Vadim Kibardin tarafından tasarlanan ve Bat adı verilen bu fare henüz geliştirme aşamasında olan bir ürün olduğu için fiyat ve çıkış tarihi hakkında hiçbir bilgi mevcut değil. Belkide bu herkesin aklında geçen bir proje olsada görsel olarak bunu olura en yakın sunan Kibardin oldu.

    Kim hatırlamaz Geleceğe Dönüş filmindeki Marty MacFly’ın Uçan Kaykay’ını. Bu kaykayın tasarımcısı olan Mattel firması bu Hoverboard adını verdiği ürünü üretime geçirmek için ön sipariş alacağı haberleri çıksada hala bir gelişme yok sanırım.
    Ayrıca Paris Diderot Üniversitesi’nin de geliştirdiği bir uçan kaykay var ama bu tamamen mıknatıstan farklı bir teknoloji ve 5 metre hareket kabiliyeti ise şimdilik sadece geliştirilmeye açık olduğunu gösteriyor.

    Bu uçan farenin kullandığı teknolojinin mıknatıs teknolojisinden ibaret olduğunu anlamak güç değil. Aynı kutuplu iki kuvvetli mıknatısın birbirini itme kuvvetini de düşünecek olursak bu cihaz kendine ait zeminde dengeyi sağlaması için iyi bir mühendislik çalışması gerektiği aşikar. Bu farenin ağırlığından tutun üzerinde askıda kaldığı zemin yüzey çapına kadar herşey önemli.

    Peki böyle bir ürün lüks mü ? Neden ihtiyaç duyuldu?

    Karpal Tünel Sendromu’nu çoğu kişi duymuştur. Bu hastalığın beliritsi gittikçe artan avuç içinde uyuşma ve ağrılar. Avuç içinde ve parmaklarda his kayıbına neden olan bu sendrom genelde yıllardır bileklerine yük vererek çalışan insanlarda görülüyor. Evet ilk akla gelen masabaşı çalışan vede bilgisayar ile çalışan insanlar. Ancak sürekli bilkelerini kullanan sanayi işçileri, çok örgü ören ablalarımız, teyzelerimiz bu risk ile karşı karşıya.

    20130317-131354.jpg
    Aşağıdaki fotoğrafa dikkat ettiyseniz hem elinizin avuç içi hem başparmağı dışı ile hemde dirseğiniz ile destek almanız ve bileğinize olan yükü minimuma indirmeniz mümkün.

    20130317-131041.jpg
    Bu ürün sanırım en çok uzun süreli bilgisayar vede fare kullanan kişilerin dikatini çekecek vede bu sendromun önüne geçmede önemli bir adım olacaktır. Bu teknoloji gerçekten uzak bir teknoloji olsada, bu girişim bu önemli senroma çözüm olacak daha başka alternatif teknolojik girişimlere de vesile olur inşallah.

    Leap Motion İlk Bakış

    20130308-143954.jpg

    Piyasada buna benzer ürünler görmek mümkün. Özellikle akıllı tv’lerde yer alan hareket algılayıcıdan 200 kat daha hassas olan bir algılama prensibi düşünün. Nekadar hızlı olursa olsun elinizin her hareketini algılıyor. Evet bu ürünün adı Leap Motion.

    Aylar önce bu ürün daha üretime geçmeden geliştirme aşamasındayken ön siparişini verdim ancak henüz elime ulaşmadı. Ama Türkiye’den de tanıdığım bazı program geliştiricilere gönderildi bile pehhh. Bizlere inşallah Mayıs ayı gibi yollayacaklar. Ancak geliştiricilere dağıtılması ortalığı karıştırmaya yetti bile. Herkes biraz da yaratıcılığını kullanarak değişik program ve amaçlarla kullanmaya başladı. Tabi bu arkadaşları gördükçe uyuz oluyor vede neden bende geliştirici olmadım diye kendi kendime kızıyorum. Neyse geç olsun güç olmasın.

    Bu ürüne gerçekten ihtiyacım var diyebilirim. Dokunmatik ekran olmayan MacBook vede Windows 8’li 2 adet bilgisayarım var. iPad’e okadar çok alışmışım ki bazen parmaklarım bilgisayarlarımın ekranına gidiyor ve ben ne yapıyorum diye dokunmadan elimi geri çekiyorum. Bunu kafe gibi kalabalık ortamda yapınca duyduğunuz utancı anlatamam. Yani henüz dokunmatik ekran olmayan cihazlarınız için mükemmel bir çözüm diyebilirim. Tabi bunun ne kadar kullanışlı vede kolaylık sağladığına bizzat kullanınca karar vereceğiz.
    Bu cihazı kullanan geliştirici bir abim olan Vehbi Emiroğlu dediğine de hak veriyorum;

      Elinizi hiçbir yere temas ettirmeden sürekli havada serbest bir şekilde hareket ettirmek dokunmatik ekran kullanmaktan daha yorucu gibi gözüküyor”

    Hal böyle olunca Leap Motion kullanımı biraz kısıtlanıyor. Gerçi zaten win8 de olsa şu anda işletim sistemleri her işi bu araç ile yapmamıza imkan vermiyor. Yani arada sırada, mesela Metro arayüzüne geçtiğimizde, resim galerisi vs. gibi alanlarda kullanımı daha mantıklı olacaktır.

    20130308-145423.jpg
    Bu cihaz bazı profesyonel inceleme videolarında çok akıcı bir kullanım sağlıyor gibi gözüksede amatör olarak geliştiricilerin çektiği inceleme videolarına göz attığımda maalesef bazı takılmalar vede aksamalar görmek mümkün.
    Leap Motion’un gerçekten algılama hızı mükemmel. Çok hızılı hareket ile bir imza atmak mümkün. Elinizi sağ sola tüm gücünüzle hızlı olarak hareket ettirdiğinizde her hareketini algılıyor. Ama bu iki parmak yok mu işte onları cihaza net bir şekilde göstermeniz gerekiyor. Pinch(çimdik) hereketi, yakınlaştırma uzaklaştırma vs. bu hareketler için parmaklarınız cihazın algılayabileceği şekilde ayrık olması gerekiyor muş. Tabi bu tarz durumlar varsa dahi yazılımsal olarak iyileştirilebilir.

    20130308-150000.jpg

      Hala L. Motion’un Beta sürecinde olduğunu düşünürsek bence mükemmel bir çalışma performansı gösteriyor.

    20130308-145549.jpg
    Şimdiden birçok insan Windows 8 arayüzünü kullanmanın keyfini Leap ile çıkarmaya başladı. Malum Windows arayüzünü artık dokunmatik ekran vede tabletlere yatkın bir hale getirdi. Ama her nekadar durum bu şekilde olsada maalesef herkes eski nesil dokunmatik özelliği olmayan bilgisayarlarında kullanmaya başladılar. Hatta dokunmatik ekranlı PC’ler henüz piyasayı tam ele geçirmiş sayılmaz. Heleki bir sürü eski nesil Laptoplar stoklarda beklerken. Leap Motion sanki Windows 8 için üretilmiş bir apartmış gibi geliyor bana. Yani kapak yuvarlandı tenceresini buldu gibi birşey. Cukk oturdu yani ne diyebilirim…

    20130308-145720.jpg
    Leap Motion geliştiriciler haricindeki kullanıcıları 13 Mayıs’tan sonra gönderilmeye başlanacak. Şimdi sizde ön sipariş verebilirsiniz ve hatta ücretini hemen kesmiyorlar. Sizden sadece banka kredikart numarasını alıyorlar. Zaten gönderikleri e-postada yazdığı üzere para gönderim yapıldıktan sonra tahsis edilecek. Şu anki fiyatı 80 USD kadar. Ben sipariş vereli baya uzun zaman oldu ama ben sipaiş verdiğimde fiyat daha düşüktü diye hatırlıyorum, belkide yanlış hatırlıyorumdur. Türkiye’de böyle bir cihaz yurt dışı fiyatının 2 katını geçer diye tahmin ediyorum. Bu tarz ürünler insanlarda aşırı derecede merak duygusu uyandırdığından gözünü karartıp istenilen ücreti verecek çok insan olacaktır ama yaygınlaştıkça çok olmasada değerini bulacaktır.

    20130308-145842.jpg
    Leap Motion küçük ve taşınabilir bir yapıya sahip. Az daha küçük olsaymış anahtarlık niyetine kullanılabilirmiş diyebilirim. Tabi bu iş burada kalmayacaktır bu cihaz daha geliştirilip daha küçük bir hale getirilebilir. hatta bu teknolojiyi satın aldığınız cihazlarda donanım olarakta rastlamak mümkün olabilir. Ekran görüntüsünde de gördüğünüz üzere sanki içerisinde 2 adet sensör bulunuyor. Bunu görünce aklıma 3 boyut kameraları geldi. Belkide 3 boyut kameraları ile paralel bir teknolojidir ama benim bilgi seviyem bunun için yetersiz ve bu konuda yorum yapamam, bu iş esas üstadlarının işi.

    Mayıs ayını ip ile çekiyorum ve sizi aşağıda rastladığım geliştirici kiti kutu açılımı videosu dahil bazı ilginç videolar ile yalnız bırakıyorum….

    [youtube https://www.youtube.com/watch?v=_d6KuiuteIA&w=1280&h=720]

    [youtube https://www.youtube.com/watch?v=MYgsAMKLu7s&w=1280&h=720]

    [youtube https://www.youtube.com/watch?v=5bSrdLNSN08&w=1280&h=720]

    [youtube https://www.youtube.com/watch?v=-8WkyBBwYTI&w=1280&h=720]

    [youtube https://www.youtube.com/watch?v=LY3Ya__6BHw&w=960&h=720]

    Cydia’dan Sesler Geliyor (IntelliScreenX 6, MyWi 6.0, ve Messages+ Güncellendi..!!)

    20130202-235840.jpg

    Jailbreak yaklaşmasıyla tweak geliştiricilerinden sesler gelmeye başladı. IntelliScreenX 6, MyWi 6.0, ve Messages+ uygulamalarının Cydia’da iOS 6 için güncellendiği duyuruldu. Ancak gelin görün ki maalesef Aralık 2012’den sonra bu uygulamaları alanlar bedava upgrade edebilecekler. Diğerleri 4$’lık bir ücret ödemek zorunda kalacaklar. Bende intelliscreenX uygulamasını satın almıştım ancak artık ya tekrar ücret ödeyeceğim yada bunların kırılmış olanlarını yayımlayan repolara başvuracağım. Aslında uygulama geliştiriciler için prensibim “Hep destek Tam destek” belkide tekrar satın alabilirim. Ama jailbreak bugün var yarın yok.!!! Bu durumda beni düşündürüyor.

    iPhone 5, iPad Mini Dahil Tüm iOS Cihazları Artık Jailbreak Yüzü Görecek..!!!

    20130201-131224.jpg

    iPhone 5, iPad Mini ve 3. Nesil AppleTV dahil tüm iOS cihazlara sonunda iOS 6.0 ve 6.1 için Jailbreak geliyor. Bu sefer bu işi baya baya konsept haline getirdiler. Kendilerine Evad3rs diyen bu ekip aslında hiç yabancı değiller. Bu kişiler Pimskeks, Planetbeing, Pod2g, MuscleNerd gibi jailbreak camiasına emek vermiş babayiğitler. Jailbreak için bekleyen birçok insanın sanırım kendilerini Twitter üzerinden sürekli taciz etmelerinden bıkmış olmalılar ki evasi0n.com gibi değişik konsepte yöneldiler.
    evasi0n.com sitesine girdiğinizde blog başında gördüğünüz ekran görüntüsü gibi bir site karşılıyor sizi. Burda Jailbreak yayınlanmasına süre olarak ne kadar kaldığını göstermesede ilk %68’i gösteren sütun size aslında fazla bir süre kalmadığına işaret ediyor. Altında ise şu anda ne üzerinde çalışıldığından bahsediyor. Ahhhh Linux ahhh .!!! İnsanın Linux da eksik olsun diyesi geliyor. Ve hemen altında ise bir sonraki aşamanın ne olduğu yazıyor. “Private Beta Testing” işte bu cümle aslında bu hafta sonuna işaret ediyor. Yani herşey bitti artık tüyü dikebiliriz demek oluyor.
    Yaklaşık 2 senedir Jailbreakli cihaz kullanmadım açıkcası çok ihtiyacım olmadığı için her çıkan iOS güncellemesini yaptım.

    20130201-131248.jpg
    Ama o Cydia yok mu çok özledim keretayı. Eminim artık Jailbreak ile Cydia’da tweak’ler dahada şenlenecek. Hele iPhone 5’in daha uzun olan ekranı ile Notification Center’da tweak’ler için daha geniş, pardon uzun yer olacak. Şimdiden Cydia ikonunu iPhone 5’te görür gibi oldum. Onlarca satın aldığım tweak’lerşm inşallah yerli yerinde duruyordur. Ama şuda bir gerçek; Apple eğer iOS için gerçekten istikrarlı ve merakımı cezbedecek bir güncelleme yapacak olursa yine Jailbreak’ten vazgeçerim. Benim hakiki dostum iOS 😉 Cydia sadece aksesuar kalır yanında. İnşallah bahsedildiği gibi bu yöntem çok stabil bir Jailbreak yöntemidir. Yoksa vazgeçme sebebim buda olabilir.

    Bu arada bu babayiğitler sitelerinde birde bağış butonu eklemişler. Bu durum sizin gönlünüze kalmış olsada haketmiyor değiller. Bu sefer ben bağışta bulunmayacağım çünkü çok beklettiler bizi ve tam “jailbreak neydi lan ??” deme kıvamına gelmişken tekrar bize hatırlattılar. Baksanıza iOS’dan jailbreak terimi çıktı artık Windows ve Android’e de yerleşti. Jailbreak’te kızdığım tek nokta, ücretli uygulamaların ücretsiz yüklenmesine izin vermesi. Bu sadece Apple’a bir darbe değil tüm uygulama geliştiricilerin emeğini yakmaktır. Android zaten bu konuda toplu katliam gerçekleştiriyor. Ancak bu platforma uygulama yazan geliştiricinin bu kendi tercihi. Çünkü herkes neyin ne olduğunu çok iyi biliyor.

    Bakarsınız iOS 7’ye gelen yeni özellikler bir anda Jailbreak deryasını gözünüzde bitiriverir. Ama iOS 6 gibi bir facia ile karşılaşırsak bu jailbreak camiası daha çok ekmek yer.

    128 GB iPad’ler Geliyor..!!!

    20130129-165710.jpg

    128 GB iPad’lerin geleceği dedikodular birçok sağlam ve hatırı sayılır forumlar tarafından doğrulandı gibi. En çarpıcı nokta ise çok ileri bir tarih değil 😉
    Şubat’ın 5’i gibi piyasaya sunulacak bu iPad’ler. Fiyat politikası olarak aynı yolu izleyip bir alt modelinin üzerine sadece 100$ ekleneceği söylenenler arasında. Yani sadece WiFi modeli 799$ iken WiFi+LTE modeli 929$’dan satışı gerçekleşecek.

    Bana ilginç gelen nokta ise ben 128 GB’lık MacBook Air kullanıyorken tabletiminde 128 GB kapasitede olduğunu düşünmek. Bu demek oluyor ki tabletler gerçekten artık, tam masaüstü pc’ler ile aynı seviyede olmasada taşınabilir bilgisayarlar kadar günlük kullanımda tam yerine oturmuş durumda.

    Ayrıca donanımsal olanakta herhangi bir yenilik söz konusu olmayacak. Yani 4. nesil ile aynı özellikleri bünyesinde barındıracak.

    6. Nesil iPod Nano’yu Deviren Apple’ın Yeni Saati iWatch Mu Geliyor..!!!

    20121228-123445.jpg
    Malum Apple 6. Nesil iPod Nano’yu kol saati konseptine uygun bir şekilde ve boyutlarda dizayn etti. Ayrıca piyasaya sürülen kolsaati kayışları ile iPod Nano satışlarını bir anlamda katladı diyebiliriz. Çin malından tutun bir çok büyük markalar da dahil hepsi iPod Nano için çeşit çeşit kayışlar üretti.

    20121228-120203.jpg
    Hatta bu küçücük cihazı bir gurup tayfa enine boyuna uzatarak iPhone ebatlarına getirdikten sonra “işte iPhone 5” dedi. Ve yanlış hatırlamıyorsam “iPhone 5” o konsept tasarım ile Twitter’da TT listesinde yerini almıştı. Ancak tabi bu konsept tasarım ardından karşımıza iPhone 4S çıktı o ayrı mesele. İşte o konsept tasarımdan görseller;

    20121228-120434.jpg
    Apple, 6. nesil iPod Nano sayesinde edindiği tecrübeler ile kendi markasını taşıyan bir saatin peynir ekmek gibi satacağından emindir sanırım. Şimdi yeni nesil iPod Nano’yu düşünecek olursak, eskiye göre büyük olması ve kolsaati konseptine uyumlu olmaması bu dedikoduyu birebir destekler nitelikte. Çünkü Apple kol saati tasarımı ile ün yapmış ve piyasada tutulmuş bir cihazı neden geliştirmesin ki ? Aksi halde Apple yeni nesil iPod Nano’ya, kolsaati konseptine daha uygun bir tasarım ve yenilikler eklerdi diye düşünüyorum. Ama olmadı. Demek ki bu işin içinde başka bir iş var.

    20121228-122123.jpg
    Şimdi gelelim Apple ile Intel’in beraber yürüttüğü bir proje söylentisi olan “iWatch” saatine. 1.5″ ebatlarında İTO cam kaplı PMoled ekrandan ibaret olacak bu saatin Bluetooth 4.0 destekli olacağı söylentiler içerisinde. Aslında teknik bilgi olarak elde bulunanlar bu kadar. İnternette bu saat ile alakalı konsept tasarımlara rastlamak mümkün. İşte bunlardan bazıları;

    20121228-120827.jpg
    Şimdi bi irdeleyelim bakalım. Bu saat sizce üzerinde telefon özelliğini barındıracak mı ? Bence Apple’ın anlayışına ters ve barındırmayacak. Bu sadece tüm Apple cihazları kontrol edebilen bir aksesuar olacak. O olacak bu olacak diye zaten düşünürsek biraz kol saati olarak kullanmak için yeterli batarya süresini beklemekte saçma olur. Cihazın üzerinde dahili wifi bağlantı ve kamera olmasıda FaceTime için mükemmel olur aslında ama bunu iPhone’unuz üzerinde FaceTime görüşme kamerasını iWatch’a aktararakta başarabilir. Heleki saat ile “Siri” kontrolü olsa, uwww içim ürperdi:)
    Eğer Android cihazı kullanıyorsanız veya size fikir vermesi açısında eski adı ile SonyEriccsson’un Android cihazları yönetmek için piyasaya sürdüğü “Smart Watch” ürününü inceleyebilirsiniz. Yine Casio markasının iOS cihazlar için ürettiği “G-Shock GB-6900 Bluetooth Saat” ürünü inceleyebilirsiniz. Ancak iWatch’ın, casio saatinden çok ötede SonyEriccsson’un saatinden biraz daha ileri ve işlevsel bir saat olacağına kesin gözü ile bakmak saçma olmaz sanırım. İnşallah bu ürünün sundukları karşısında piyasada bulunan diğer ürünlere alternatif olmaktan ziyade yol gösterici ve yenilikçi bir ürün olur.

    20121228-121522.jpg
    Apple iPad Mini ile bizi şaşırtması ile iWatch ile de komaya sokacak sanırım. Çünkü Apple’dan bu kadar sık aralıklar ile yeni ürünler gelmesi hiç alışıldık bir durum değil. İnşallah söylentilere göre 2013’ün ilk çeyreğinde bu cihaz ile tanışırız ve her Apple kullanıcısında olduğu gibi bu merak duygusundan kurtuluruz.

    Bağlantı